

Cümle Örnekleri:
- Der Absturz des Flugzeugs war eine große Tragödie.
Uçağın düşmesi büyük bir trajediydi. - Mein Computer hatte heute Morgen einen Absturz.
Bilgisayarım bu sabah bir kilitlenme yaşadı. - Nach dem plötzlichen Absturz musste das System neu gestartet werden.
Ani bir kilitlenme sonrası sistem yeniden başlatılmak zorunda kaldı. - Ein Absturz von dieser Höhe kann tödlich sein.
Bu yükseklikten bir düşme ölümcül olabilir.