

Cümle Örnekleri:
- Er war so achtlos, dass er sein Handy verloren hat.
O kadar dikkatsizdi ki telefonunu kaybetti. - Sie warf das Papier achtlos auf den Boden.
O, kağıdı dikkatsizce yere attı. - Sein achtloses Verhalten führte zu einem Unfall.
Onun dikkatsiz davranışı bir kazaya yol açtı. - Er ging achtlos an der alten Frau vorbei, die Hilfe brauchte.
O, yardıma ihtiyacı olan yaşlı kadının yanından kayıtsızca geçti. - Die achtlose Art, wie er mit seinen Kollegen umging, machte ihn unbeliebt.
Onun meslektaşlarına karşı dikkatsiz tutumu, onu sevilmeyen biri yaptı.