

Cümle Örnekleri:
Er stand ahnungslos vor der Tür.
O, kapının önünde habersiz bir şekilde duruyordu.
Sie ging ahnungslos in die Falle.
O, tuzağa habersizce düştü.
Die Touristen waren völlig ahnungslos über die Gefahr.
Turistler tehlike hakkında tamamen habersizdi.
Ich war ahnungslos, was als Nächstes passieren würde.
Bundan sonra ne olacağı konusunda habersizdim.
Der Junge schaute sie ahnungslos an.
Çocuk onu habersizce süzdü.