Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) lideri Friedrich Merz’in son siyasi hamlesini sert bir dille eleştirdi. Scholz, Merz’in mecliste kaybettiği sığınma yasası oylamasını değil, bu riski almasının esas problem olduğunu vurguladı.
Scholz’a göre, Merz’in sert göç politikalarına yönelik planlarını oylamaya sunması, CDU’yu tehlikeli bir siyasi çizgiye yaklaştırdı. Özellikle AfD’nin oylarını kazanmaya yönelik olduğu iddia edilen bu stratejinin, muhafazakâr tabanı rahatsız ettiği ve CDU içinde bölünmeye yol açabileceği öne sürüldü.
Merz’in önerdiği göç düzenlemeleri, sınır dışı işlemlerinin hızlandırılmasını ve mülteciler için daha sıkı kurallar getirilmesini öngörüyordu. Ancak yasa tasarısı, meclisten geçemedi ve CDU için önemli bir siyasi yenilgi olarak değerlendirildi.
Scholz, “Bir yasa tasarısının kaybedilmesi siyasi sürecin bir parçasıdır. Ancak CDU gibi köklü bir partinin, aşırı sağcı söylemlere yaklaşarak risk alması daha büyük bir sorundur” ifadelerini kullandı. SPD ve Yeşiller, CDU’nun bu hamlesini AfD’ye karşı zayıf bir duruş olarak değerlendirdi.
CDU içinde de bazı isimler, Merz’in bu stratejisinin partiyi zora soktuğunu ve ılımlı muhafazakâr seçmenin CDU’dan uzaklaşabileceğini belirtti. Parti içinde yaşanan bu iç gerilim, CDU’nun 2024 Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesinde nasıl bir yol izleyeceğini de belirsiz hale getiriyor.
Önümüzdeki süreçte, CDU’nun göç politikalarında daha radikal bir duruşa mı kayacağı yoksa merkez sağ çizgisini mi koruyacağı merak konusu. Ancak Scholz’un sert eleştirileri, CDU’nun iç tartışmalarını daha da alevlendirebilir.
Scholz’a göre, Merz’in sert göç politikalarına yönelik planlarını oylamaya sunması, CDU’yu tehlikeli bir siyasi çizgiye yaklaştırdı. Özellikle AfD’nin oylarını kazanmaya yönelik olduğu iddia edilen bu stratejinin, muhafazakâr tabanı rahatsız ettiği ve CDU içinde bölünmeye yol açabileceği öne sürüldü.
Merz’in önerdiği göç düzenlemeleri, sınır dışı işlemlerinin hızlandırılmasını ve mülteciler için daha sıkı kurallar getirilmesini öngörüyordu. Ancak yasa tasarısı, meclisten geçemedi ve CDU için önemli bir siyasi yenilgi olarak değerlendirildi.
Scholz, “Bir yasa tasarısının kaybedilmesi siyasi sürecin bir parçasıdır. Ancak CDU gibi köklü bir partinin, aşırı sağcı söylemlere yaklaşarak risk alması daha büyük bir sorundur” ifadelerini kullandı. SPD ve Yeşiller, CDU’nun bu hamlesini AfD’ye karşı zayıf bir duruş olarak değerlendirdi.
CDU içinde de bazı isimler, Merz’in bu stratejisinin partiyi zora soktuğunu ve ılımlı muhafazakâr seçmenin CDU’dan uzaklaşabileceğini belirtti. Parti içinde yaşanan bu iç gerilim, CDU’nun 2024 Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesinde nasıl bir yol izleyeceğini de belirsiz hale getiriyor.
Önümüzdeki süreçte, CDU’nun göç politikalarında daha radikal bir duruşa mı kayacağı yoksa merkez sağ çizgisini mi koruyacağı merak konusu. Ancak Scholz’un sert eleştirileri, CDU’nun iç tartışmalarını daha da alevlendirebilir.