

Cümle Örnekleri:
- Bitte gib acht, wenn du die Straße überquerst.
Lütfen karşıdan karşıya geçerken dikkat et. - Man muss auf seine Gesundheit achtgeben.
İnsan, sağlığına dikkat etmelidir. - Er gab acht, um keine Fehler zu machen.
O, hata yapmamak için dikkat etti. - Eltern sollten darauf achtgeben, was ihre Kinder im Internet tun.
Ebeveynler, çocuklarının internette ne yaptığına dikkat etmelidir. - Der Lehrer bat die Schüler, auf den Unterricht achtzugeben.
Öğretmen, öğrencilerden derse dikkat etmelerini istedi.