

Cümle Örnekleri:
Die politische Agitation führte zu Protesten in der Stadt.
Siyasi ajitasyon şehirde protestolara yol açtı.
Er wurde wegen gezielter Agitation gegen die Regierung verhaftet.
Hükümete karşı bilinçli ajitasyon yaptığı için tutuklandı.
In den sozialen Medien gibt es viel Agitation gegen das neue Gesetz.
Sosyal medyada yeni yasaya karşı çok fazla ajitasyon var.
Die Rede des Aktivisten war voller emotionaler Agitation.
Aktivistin konuşması duygusal ajitasyonla doluydu.
Historisch gesehen spielte Agitation eine wichtige Rolle in Revolutionen.
Tarihsel olarak ajitasyon, devrimlerde önemli bir rol oynadı.