Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir. E-posta doğrulama bağlantısı alamazsanız spam klasörünü kontrol etmeyi unutmayın. Premium üye olmadan dosya indiremezsiniz. Sınav kazandıran dosyaları indirmek için Premium Üye olmalısınız.

almanca

  1. Can

    abtun

    🇩🇪 abtun (fiil) 🇹🇷 önemsememek, küçümsemek, bir kenara atmak Cümle Örnekleri: Er hat meine Bedenken einfach als unwichtig abgetan. Endişelerimi basitçe önemsemedi. Die Kritik wurde von ihm als unbegründet abgetan. Eleştiri onun tarafından temelsiz olarak küçümsendi. Ich kann das Problem...
  2. Can

    abtrocknen

    🇩🇪 abtrocknen (fiil) 🇹🇷 ellerini kurulamak, bulaşığı kurulamak Cümle Örnekleri: Nach dem Händewaschen muss man sich gut abtrocknen. El yıkadıktan sonra iyice kurulanmak gerekir. Sie hat das Geschirr sorgfältig abgetrocknet. O, bulaşıkları dikkatlice kuruladı. Nach dem Regen müssen die...
  3. Can

    Abtretung

    🇩🇪 Abtretung (isim) Artikel: die 🇹🇷 devir ve temlik, terk ve ferağ Cümle Örnekleri: Die Abtretung der Rechte wurde notariell beglaubigt. Hakların devri, noter tarafından onaylandı. Er hat die Immobilie an seinen Bruder abgetreten. Mülkü kardeşine devretti. Die Abtretung der Verantwortung...
  4. Can

    abtreten

    🇩🇪 abtreten (fiil) 🇹🇷 basarak eskitmek, devretmek, bırakmak Cümle Örnekleri: Nach jahrelangem Tragen sind die Schuhe an der Sohle abgetreten. Yıllarca giyildikten sonra ayakkabılar tabanında eskidi. Der König hat seinen Thron an seinen Sohn abgetreten. Kral, tahtını oğluna devretti. Er hat...
  5. Can

    abtrennen

    🇩🇪 abtrennen (fiil) 🇹🇷 kesmek, ayırmak, sökmek Cümle Örnekleri: Der Tischler musste ein Stück Holz von der Platte abtrennen. Marangoz, tahtadan bir parçayı kesmek zorunda kaldı. Ein Zaun trennt das Grundstück vom Nachbargrundstück ab. Bir çit, araziyi komşu araziden ayırıyor. Er hat den...
  6. Can

    Abtreibungspille

    🇩🇪 Abtreibungspille (isim) Artikel: die 🇹🇷 düşük hapı Cümle Örnekleri: Die Abtreibungspille ist in vielen Ländern unter ärztlicher Kontrolle erhältlich. Düşük hapı birçok ülkede doktor kontrolünde temin edilebilir. Sie hat sich für die Einnahme der Abtreibungspille entschieden. O, düşük hapı...
  7. Can

    Abtreibung

    🇩🇪 Abtreibung (isim) Artikel: die 🇹🇷 düşük Cümle Örnekleri: Die Abtreibung ist in vielen Ländern ein kontroverses Thema. Düşük, birçok ülkede tartışmalı bir konudur. Nach der Abtreibung fühlte sie sich emotional belastet. Düşükten sonra duygusal olarak yüklü hissetti. Manche Frauen...
  8. Can

    abtreiben

    🇩🇪 abtreiben (fiil) 🇹🇷 düşürmek, aldırmak Cümle Örnekleri: Sie hat sich entschieden, das Kind nicht abzutreiben. O, bebeği aldırmamaya karar verdi. Das Boot wurde vom starken Wind abgetrieben. Tekne, şiddetli rüzgarla sürüklendi. Manche Frauen entscheiden sich dafür, eine Schwangerschaft...
  9. Can

    Abtransport

    🇩🇪 Abtransport (isim) Artikel: der 🇹🇷 taşıma, götürme Cümle Örnekleri: Der Abtransport des Mülls erfolgt einmal pro Woche. Çöplerin taşınması haftada bir gerçekleşir. Die Verletzten wurden sofort zum Krankenhaus abtransportiert. Yaralılar derhal hastaneye götürüldü. Der Abfall muss...
  10. Can

    abtragen

    🇩🇪 abtragen (fiil) 🇹🇷 taşımak, götürmek, eskitmek Cümle Örnekleri: Der starke Regen hat die oberste Bodenschicht abgetragen. Şiddetli yağmur toprağın üst katmanını aşındırdı. Sie hat die alten Kleider so lange getragen, bis sie völlig abgetragen waren. Eski giysileri tamamen eskimiş olana...
  11. Can

    abträglich

    🇩🇪 abträglich (sıfat) 🇹🇷 zararlı Cümle Örnekleri: Rauchen ist der Gesundheit äußerst abträglich. Sigara içmek sağlığa son derece zararlıdır. Schlafmangel ist der Konzentration abträglich. Uyku eksikliği konsantrasyona zararlıdır. Diese Ernährung ist deinem Körper nicht abträglich, sondern...
  12. Can

    abtöten

    🇩🇪 abtöten (fiil) 🇹🇷 öldürmek, yok etmek Cümle Örnekleri: Dieses Desinfektionsmittel tötet Bakterien zuverlässig ab. Bu dezenfektan bakterileri güvenilir bir şekilde yok eder. Hohe Temperaturen können Keime abtöten. Yüksek sıcaklık mikropları öldürebilir. Um die Krankheit zu verhindern...
  13. Can

    abtippen

    🇩🇪 abtippen (fiil) 🇹🇷 daktilo etmek Cümle Örnekleri: Ich muss die Notizen noch heute abtippen. Notları bugün daktilo etmem gerekiyor. Der Sekretär hat den Bericht schnell abgetippt. Sekreter, raporu hızla daktilo etti. Das Dokument wurde per Hand geschrieben und dann abgetippt. Belge elle...
  14. Can

    Abteilungsleiter

    🇩🇪 Abteilungsleiter (isim) Artikel: der 🇹🇷 bölüm şefi Cümle Örnekleri: Der Abteilungsleiter ist für das gesamte Team verantwortlich. Bölüm şefi, tüm ekipten sorumludur. Der neue Abteilungsleiter bringt viele innovative Ideen mit. Yeni bölüm şefi, birçok yenilikçi fikir getiriyor. Ich habe...
  15. Can

    Abteilung

    🇩🇪 Abteilung (isim) Artikel: die 🇹🇷 bölüm, şube, koğuş, disiplin, bölme, ayırma Cümle Örnekleri: Er arbeitet in der Finanzabteilung der Firma. O, şirketin finans bölümünde çalışıyor. Die chirurgische Abteilung des Krankenhauses ist sehr gut ausgestattet. Hastanenin cerrahi koğuşu çok iyi...
  16. Can

    abteilen

    🇩🇪 abteilen (fiil) 🇹🇷 bölmek, ayırmak, kesip almak Cümle Örnekleri: Wir müssen den Raum in zwei Teile abteilen. Odayı iki bölüme ayırmalıyız. Die Küche ist vom Wohnzimmer mit einer Wand abgeteilt. Mutfak, oturma odasından bir duvarla ayrılmış.
  17. Can

    Abteil

    🇩🇪 Abteil (isim) Artikel: das 🇹🇷 kompartıman Cümle Örnekleri: Im Zug habe ich ein ruhiges Abteil gefunden. Trendeki sakin bir kompartıman buldum. Unser Abteil war sehr komfortabel. Bizim kompartımanımız oldukça rahattı.
  18. Can

    abtauen

    🇩🇪 abtauen (fiil) 🇹🇷 buzunu çözdürmek, buzu çözülmek, erimek Cümle Örnekleri: Ich muss heute die Gefriertruhe abtauen. Bugün derin dondurucunun buzunu çözmem gerekiyor. Der Schnee begann langsam zu abtauen. Kar yavaş yavaş erimeye başladı.
  19. Can

    abtauchen

    🇩🇪 abtauchen (fiil) 🇹🇷 ortalıktan yok olmak, izini kaybettirmek Cümle Örnekleri: Nach dem Skandal ist er einfach abgetaucht. Skandaldan sonra ortalıktan yok oldu. Er wollte sich eine Zeit lang verstecken und ist deshalb abgetaucht. Bir süre saklanmak istediği için izini kaybettirdi.
  20. Can

    abtasten

    🇩🇪 abtasten (fiil) 🇹🇷 yoklamak, elle muayene etmek, üstünü aramak, taramak Cümle Örnekleri: Der Arzt muss den Patienten gründlich abtasten, um eine Diagnose zu stellen. Doktor, teşhis koyabilmek için hastayı dikkatlice yoklamalıdır. Die Polizei hat den Verdächtigen am Flughafen abgetastet...

Tema özelleştirme sistemi

Bu menüden forum temasının bazı alanlarını kendinize özel olarak düzenleye bilirsiniz.

Zevkine göre renk kombinasyonunu belirle

Tam ekran yada dar ekran

Temanızın gövde büyüklüğünü sevkiniz, ihtiyacınıza göre dar yada geniş olarak kulana bilirsiniz.

Izgara yada normal mod

Temanızda forum listeleme yapısını ızgara yapısında yada normal yapıda listemek için kullanabilirsiniz.

Forum arkaplan resimleri

Forum arkaplanlarına eklenmiş olan resimlerinin kontrolü senin elinde, resimleri aç/kapat

Sidebar blogunu kapat/aç

Forumun kalabalığında kurtulmak için sidebar (kenar çubuğunu) açıp/kapatarak gereksiz kalabalıklardan kurtula bilirsiniz.

Yapışkan sidebar kapat/aç

Yapışkan sidebar ile sidebar alanını daha hızlı ve verimli kullanabilirsiniz.

Radius aç/kapat

Blok köşelerinde bulunan kıvrımları kapat/aç bu şekilde tarzını yansıt.

Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir. E-posta doğrulama bağlantısı alamazsanız spam klasörünü kontrol etmeyi unutmayın. Premium üye olmadan dosya indiremezsiniz. Sınav kazandıran dosyaları indirmek için Premium Üye olmalısınız.

Geri